Tamamen şaşkın gemiler! Tamamen meçhul yönler! Bi anda sağa,sola,öne arkaya GELİP GİDİYORUZ AKLIN ve KALBİN GEL-GİTLERİNDE!
İnsan yaşadığı Gel-Git 'lerde aklını mı kalbini mi dinlemeli?
23 Haziran 2010 Çarşamba
Biz Bu Uzayan Uzayda Neyin Nesi Neyin Fesiyiz ,abi ?
Bir hayal mi tutsak ne?
çok şeyler var; birkaçı
şimşek biçiminde kırışıklıklar vardır kimi zaman iki kaşın arasında. gözler düşünmeye koyulduğu zaman çakarlar. biliyor muydun, gözler sadece bakmaz, sadece dalıpta gitmez, düşünürlerde.
çoğu kalemin tepesindeki silgiyle alıp veremediği birşey vardır, ve alıp veremediği o şey elbette ki yazdıklarıdır.
gelin arabasıyla önündeki bebek arasında plakalar vardır süslü; evleniyoruz, mutluyuz.
sınıra çalan bir c-E-saret vardır siyahla beyaz arasında. bazen ayrılırsın sınırdan ve artık herşey gridir.
serçe parmakla yüzük parmağı arasında garip bir ilişki vardır. biri ürkek, biri umut, soluk soluğa koşturup dururlar ellerden kalbe.
anlatamıyacağım bir şey var şiirle duygu arasında. yüzüne gülerse, ağlarsın. o zaman sen de anlarsın.
seçimler vardır yollar arasında, ve çok yol vardır herbiri bir yere çıkan. kendine çıkanı tuttuğun zamanlarda kimseye söyleyemediğin birşey vardır içinde.
görmüş geçirmiş bir sıçanla kapan arasında bıkkın bir ilişki vardır, ama o ısrarla bu yaştan sonra kimseyle arasında birşey olmadığını söyler durur.
pas tutmuş köprüler vardır bakımsız sevgiler arasında. bu köprülerden geçerken düşmemek için kendini zor tutar gözler.
bir de gündüzler vardır zaten. başka da yok. iyi ki de var o gündüzler, gecelerle senin aranda...
Devr-i Âlem
beceriksiz bir kalemim ben :(
bilirsin mutlaka havadan sudan konuşanları.peki havadan sudan yazanları duydun mu hiç?öyle küçük şeyler yazan, hisli bir kalemim ben.
dualar yazdım; tüm kırık şeyler için.kırık bir cam, kırık bir şemsiye ve kırık bir kalp için edilen dualar yazdım cevabı göklerden gelen.
ilkokuldan terk çocukların hikayesini anlattım.ve gerçekten de şairin dediği gibi, her çocuğun içinde kendinden büyük bir çocuk varmış, anladım.
mektuplar yazdım.uzaktaki, yakındaki herkese..bilsen öyle zorduki cevaplarını beklemek.
sonu kötü biten şeyleri tekrar yazdım.tahmin edemezsin cevahir'in kırmızı arabasına kavuşması için ben ne kadar uğraştım.
en çok ta bülbülle yazıştım ama ona ne yazdığımı anlatmamam gerekir.çünkü onu bir çeken bir de bülbül bilir.
çoğu kez önümdeki kağıt buruşturulduğunda, sabretmeyi öğrendim ve sabırdan bahseden şeyler yazdım.yıldızlı izini bir türlü takip edemediğim, ve ne vakit dinlendiklerini bir türlü kestiremediğim dostlarım salyangozla karıncadan söz açtım.
mutsuz bir kedinin hikayesi favorimdi.hiç farketmemiştim mırıltılarında gizli olan şeyi.hiçbir zaman kolay olmayacak ona çıkan yol öyle bir parça ciğer vermek gibi.
sevinçle, üzüntüyle, heyecanla, sıkıntıyla çırpınan cümleler kurdum.çok cümleler..ve daha çok cümleler kuracağım geceleri dışarda kalmaktan korkan kaldırımlar, soğuktan kıpkırmızı kesmiş dudaklar, eşi kaybolmuş çoraplar ve guguklu saatlerdeki kuşlar için...daha çok yazacağım küçük şeylerden hislice.
ama kutsal olan herşey aşkına! kalp ile akıl arasında olanlardan söz açacak olsam, işte bunu beceremez, tam da burda biterdim.






